Pelin batu

revizyon ile organize matbaacılık brnckvvtmllttrhaberi pelin batu.
Emekli büyükelçi babasının ‘ASALA’ tarafından öldürülme tehlikesi ile büyüdüğünü söyleyen Pelin Batu, ilginç açıklamalarda bulundu. Bugün gazetesine konuşan Batu, “Bir vampiri canlandırmak isterim. Psikolojik gerilim filminde rol almak güzel olur. ‘Vampirler’ çok cezbedicidir. İnsanlara ve bana çok ilgi çekici geliyorlar” dedi. Pelin Batu’nun diğer ilginç açıklamaları şöyle…

Gözlerinizi kapatıp geçmişe, çocukluğunuza gitmenizi istesem bana neler anlatırsınız?

İlk 10 yılım hep ormanların yanında, deniz kenarlarında, tarlaların, bağların eteklerinde geçti. Pek çok hayvanımız vardı. Annem, babam, ben, kardeşim malum bu çekirdek aile ülkeden ülkeye şehirden şehre gezdik. Ama hep hatırladığım annemin Kıbrıs’ta bizi denize atması ve o suyla iç içe olmak. Sonra Pakistan’daki Himalayalar’la tanıştım, o dağların haşmeti müthişti. Dünyadaki en güzel görüntülerden biri hardal tarlalarıdır ve sapsarı olur. Hardal tarlalarını hatırlıyorum. Ankara’ya döndüğümüzde, dünyanın en gri şehirlerinden biri ama orada da sokakta futbol oynamayı, Gölbaşı’nı hatırlıyorum.

Babanız emekli büyükelçilerimizden İnal Batu. Mesleği yüzünden siz dünyayı gezdiniz. İlkokula İslamabad’da başladınız, nasıl bir dünyaydı orası?

İslamabad’da iki buçuk senemiz geçti. Sonra Amerika’ya New York’a gittik. İki farklı kültürü gördüm. New York’ta 6 yıl yaşadım. Bambaşka bir hayat… Amerika’ya gittiğimde 13 yaşındaydım. Hiç gitmek istemiyordum Amerika’ya. Pakistan gibi bir kültürle kıyaslayınca hakikaten nereye giderseniz gidin kendi bagajınızı taşıyorsunuz.

Amerika’da değerler kafanızı karıştırdı mı?

Pakistan’da okurken erkek kardeşim ezanı ezbere söylerdi. Pakistan’daki okulumda Kuran-ı Kerim eğitimi aldım. Duaları okuyordum, Kuran okuyordum. Arap alfabesini okuyordum. Oradan çıkıp rahibelerin ders verdiği Katolik okuluna girdim. ‘Mary Mouth Lisesi’ne gittim, ‘Meryem Tepesi’ydi adı. New York’un en eski okullarından bir tanesi kız okuluydu. Çok zor bir liseydi.

Hristiyanlığı sorguladınız mı?

Orada kilise korosunda şarkı söylüyordum. En sevdiğim derslerden biri din dersiydi. İncil’i okudum. Kuranı Kerim kanundur. Bizim anayasamızdır. Orada da Tevrat ve İncil’deki hikayeler vardır, aynı karakterleri görüyorsun, hepsi peygamber sonuçta. İncil bana sinamagrofik hatta çok şiirsel gelmişti. n Rahibelerle aranız nasıldı? Çok iyiydi. Din dersinde hep önde otururdum ve sürekli soru sorardım.

BABAMIN 40 ARKADAŞI ÖLDÜ

Din değiştirmeyi düşündünüz mü?

Hayır, çünkü ben bütün dinlere inanıyorum. Hepsi bizi daha iyi insanlar yapmak için varlar.

Şunu bir açıklığa kavuşturalım, Müslüman mısınız değil misiniz?

Müslümanım ama Müslümanlığı tek bir din olarak görmüyorum. Müslümanlığın içinde bütün dinler de var. Bir bütün olarak bakmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla Müslümanım, Hristiyanım, Yahudiyim deyip asla hiçbir din damgasını vurmayı sevmiyorum.

Babanız büyükelçiydi siz onun başına kötü bir şey gelecek diye korkar mıydınız?

Çocukluğumla hep bu korkuyla yaşadım. Malum ‘ASALA’ yıllarında 40 büyükelçi çoğu da babamın çok yakın arkadaşlarıydı ve sırayla öldüler. Dolayısıyla çocukken tabii ki annem, babam bize bunları anlatmıyordu ama bütün hayatımız o kurşun geçirmez camlar içinde geçti. Oradan oraya gidiyorsun, hep yanımızda koruma vardı ve bu beni çok rahatsız ediyordu. Okula giderken bir koruma ve şoförle gidiyorduk. Kapının önünde bırakıyorlardı. Bir süre sonra bu terörizm olayları bitti, daha rahatladık.

O dönemde yaşadığınız, ya babam öldürülürse korkusuydu değil mi?

Tabii ki her şey olabilir. Bir de babam her zaman göz önünde bir büyükelçi oldu. Çok kolay bir hedef olabilirdi. Ben “Bu camlardan nefret ediyorum” dediğimi hatırlıyorum. Çünkü kapıyı bile açamıyorsun. Zırhlı. Kurşun geçirmez. O kadar ağır ki… Çocukken camlardan nefret ediyorsun. İnce cam araba istiyorsun. Camlar açılmıyordu. Açamıyorduk, içeride havasızlıktan boğuluyorduk. Basit şeyler ama çocukları etkiliyor.

ÖLÜM TEHDiTLERi ALDIM

Murat Bardakçı’yla yaptığınız programında 1915 tehcirine ‘Ermeni Soykırımı’ dediğiniz için büyük tepki aldınız.

Üstünden 100 yıl geçmesine rağmen hâlâ bu hikayeleri dinleyerek büyüyor insanlar. İki taraf da benzer hikayeler anlatıyor. Ermeni tezlerinde de Türk tezlerinde de sorunlar olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla geçmişte yaşanan trajediler üzerine kimlik kurmak çok sağlıksız. Ermenistan’da bayağı bir gezdim. Erivan harikaydı! Türk olduğumu duyunca sevindiler.

Peki ya burada söylem-lerinizden sonra neler yaşadınız?

Ölüm tehdidinden tut her türlü hakaret aldım. Ama hakikaten insanların yumuşamaya başladığını düşünüyorum.

Hükümetin bu konuda yaptıklarını destekliyor musunuz?

AK Parti, hem Suriye’yle vizenin kalkması hem Ermenistan sınır meselesinde inanılmaz yapıcı ve ilham vererek hareket ediyor. Destekliyorum onları.

Peki ya muhalefet?

Muhalefetin laflarına bakıyorsun, neredeyse sorun çözülürse üzülecekler. Biraz sakin, biraz yapıcı davransak Kürtler ve Türkler için de çok iyi olacak.

Babanız bir zamanlar CHP milletvekiliydi, ilginç siz böyle konuşuyorsunuz…

Dedem de CHP milletvekilliydi. Deniz Baykal’la ilgili çok temel herkesin sorunu var. Artık genç ve insanları kucaklayan bir lider istiyoruz. Yeni bir CHP hayal ediyorum.

Şizofren bir toplumuz

İki defa taciz olayı yaşadınız. Bir kez Üsküdar’da bir kez de Cihangir’de. Bir kadın olarak neler hissettiniz?

Çok sinir bozucuydu o. Dünyanın her yerinde olabilir bu, New York’ta da olabilirdi, İtalya’da da olabilirdi, Londra’da da. Burada beni rahatsız eden, cinsellikle ilgili şizofren bir toplumuz.

Bu olaylardan sonra eskisi gibi sokakta tek başınıza yürüyebiliyor musunuz?

İster istemez daha az yürümeye başlıyor insan. Çünkü yürüme zevkini elinden alıyorlar. Bir mekanizma geliştirdim, genellikle kim ne diyor, nasıl bakıyor dikkat etmiyorum. Hızlı yürürüm. Sokakta yürürken gözlüklerim vardır, kendimi soyutluyorum. Ama bu da doğal değil, neden bunu yapayım ki?

Yorgun olduğunuz yüzünüzden belli oluyor. Çok mu çalışıyorsunuz?

Murat Bardakçı sayesinde ‘vampir hayatı’ yaşıyorum. Sağlıksız yaşıyorum. Saatlerim terse döndü.

Sinemada en çok oynamayı istediğiniz rol nedir?

Bir vampiri canlandırmak isterim. Psikolojik gerilim filminde rol almak güzel olur. ‘Vampirler’ çok cezbedicidir. İnsanlara ve bana çok ilgi çekici geliyorlar.

Neden?

Bütün filmlerde adamlar çok yakışıklı, hayvani bir şehvet de var, bilgili ve de ölümsüz, bir kadın başka ne ister ki? Çoğu kadına çok çekici geliyor. Çoğu kadını vampirler çeker.

Bir vampirle aşk yaşamak ister miydiniz?

Bir vampirle aşk yaşamak isterdim ama ben de vampir olursam…

Reklamlar

Yorum Yapın

Required fields are marked *

*
*

%d blogcu bunu beğendi: